|
||
| Bir Başkanın Ölümü Death of a President ![]() Film, Quentin Tarantino ya da Oliver Stone’un eserlerinden tanıdık olduğumuz o patlayıcı enerjiyle açılır. Gerilim yüklü kurgusuyla, izleyicileri Başkan Bush’u çılgınca protesto eden bir kalabalığın ortasına çeker. Chicago’da bir konuşma yapmak için bulunan Başkan, sempatik ve sıcak bir kişi olarak tasvir edilir. Karşımızdaki Bush, çalışma arkadaşları tarafından sevilen, yandaşlarının etkileyici bulduğu bir politikacıdır. Ancak otelinin dışındaki kalabalık öfke ve nefretle doludur. Protestocular ve polis arasındaki gerilim giderek yükselir ve sonunda Başkan’ın vurulduğu anla son bulur. Suikastin sonrasında “BİR BAŞKANIN ÖLÜMÜ” yön değiştirerek polisiye bir tarza bürünür. Başkanı kim vurmuştur? O anda sokakları dolduran nefret dolu binlerce protestocudan hangileri göz altına alınmalıdır? Sonuçta FBI’ın göz altına aldığı ve mahkemede yargılanan kişi, Orta Doğu kökenli bir Müslüman olur. Ancak gerçek suçlu Cemal Ebu Zikri midir? Onu bu suikaste iten şey terörizm midir? Eldeki kanıtlara rağmen, bu suikastin ardında terör bağlantısından başka, daha kişisel bir neden olamaz mı? Genç İngiliz yönetmen Gabriel Range, parlak bir fikirden yola çıkarak herkesin dikkatini çeken, hem eleştirmenlerin hem de izleyicilerin beğenisi kazanan bir film yaratmıştır. Range, 2003 yılında “retrospektif belgesel” şeklinde çektiği “The Day Britain Stopped” filminde İngiltere’de toplu taşıma sisteminin çökmesiyle yaşanan karmaşayı ve ölümleri anlatmıştır. Teknik açıdan arşiv görüntüleriyle orijinal çekimleri başarıyla bir araya getiren bu film, faciaları rahatsız edici derecede gerçekçi bir anlatımla aktarmıştır. |
||